08 Temmuz 2009 Çarşamba

Erkeklerin Anatomisi;Ama Ben Evliyim!

Bir insanda gerçekten şans olacak. Sümüğümü atmam dediğim hatunların elinde,o güzelim pasparlak çocuklar ziyan olurken bir ümidimiz olur biz hatunların..'ben biliyorum bunlar yarın öbürgün ayrılır,boş bırakmaya gelmez'diye fesatlanırsın içinden. Hem kendim yaptım,yukarda Allah var yalan söyleyemem; hem de o 'sümüklüler' muamelesini yedim.. Ama zamanında!. Madalyonun iki yüzünü de biliyorum hani. İki türlüsü de zor ama aralarından bir tanesini kökten kaybedince işin rengi morarıyor; evli..Bir imkansız aşkımız eksikti oda tam oldu allahımıza bin şükür. En yakın arkadaşım aşık oldu. Çok hoş dimi oh ne güzel aşk böceği. Kafasına tüküreyim ben onun;ama evli bir adama!
Bizden sonra işe yeni başlayanlara, biz deneyimlilerin yanında pratik açısından çağrı dinleme gibi bir sistem uygulanıyor.Bu ciklerden biri de Sevgili Mağduremizin yanına geldi .Tesadüfi falan değil ama geldi işte.Tabi bizimki hemen yelkenleri suya indirdi.Bir hoşlaşmalar,bir cilveleşmeler..Akşama kadar da yanında oturacak,zaman geçirecekler ya. Bi mutlu oldu bu. Ağzı kulaklarında tabi,bir yandan da salyalar falan toparlayamıyoruz. Neyse..Çocuk da boş değil gibi. Hadi iyi tamam dedim bunların arasını da yapıverdik diye sevindim.
Tanıştık,kaynaştık,muhabbet,sohbet falan derken elinde ki yüzüğü bizim yakışıklının arkası dönükken gözlerimi dike dike kaş göz oynamasıyla o arada işaret ettim baksın diye.Dudak okumam için o saniye içinde sessizce 'birşey değil' dedi. Biz allahın saflarında da hala hangi parmağın evli,hangi parmağın nişan olduğuna dair herhangi bir fikir olmadığından,bende birşey yoktur yada en fazla saçma bir nişandır dedim,onayladım öyle.Neyse dedik geçtik. Şimdi,allahı var çocuk çok hoş. Kardeşim olsun tamam falan ama boy pos gayet meşrebinde.
Öğlen yemek yiyoruz üçümüz. Akşam napıyoruz gibisinden hem mağdureye hem de ortaya,lafı attım. Belki mağdur da oltaya gelir de 'ben de geleyim' gibisinden ağzından lafı kaparım düşüncesiyle söyledim birden. Laf aldı başını giderken bizim yakışıklı 'bende eşimi alır gelirim o zaman' demesin mi. Biz Mağdueryle şok!!! Hani o an bi şok cihazı falan bağlasalar kalbine,280 dereceye yakın da bir şok verseler o kadar olur. Göz göze geldik o saniye. Direk kireç kesildi surat falan bembeyaz. Yemeği aldı afiyet olsun dedi kalktı yanımızdan.
Ya bir kere hiç çaktırmıyor ki. Hani dersin ki daha çocuk;öyle bir yüzü var ki. Bir de muhabbetlerinde öyle 'ben evliyim' havası da yok. Yok yani bariz yok.Bir ağırlık olur ya böyle 'öhöm ben evliyim bizim hatun akşam ayaklarımı yıkar,bir dediğimi iki etmez,evimin erkeği benim' gibisinden höthötler olur ya. Sözde hatunun arkasında atar tutar,maço ayaklarına yatar ama evde pisipisi diye sever karısı. Tam budur işte.
Ha şimdi sorun şu. Çocuk da buna boş değil orası belli. Yaptığı doğru mu!?... En büyük adilik. Kız seviyor diyelim. Hadi bunlar yeni tanıştılar öle bir hoşlaşma oldu sadece. İlerisinde bizim çatlak sardıracak buna. Bebe de boş kalmazsa al bir de brdan yok ve ötesi yok bariz. 'Ama evlisin' diye pöykürmeye devam mı edecek bizim ki bilmiyorum ama sonu hiç iyi gözükmüyor ikisininde..
Yarın yakışıklıyı benim yanıma alacağım,uzak kalsınlar allah muhafaza.. Ya aşk? Evli bir de?.. Benim başıma gelse.. Aman sabahlar olmasın,aşık etme bizi sen allah!

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Gerii Geldiimm Ben Muahh!

Ben geldimmm. Özlemediniz zaten onun farkındayım da,iki satır karalayıp defolup gidiceğim. Kına yakanlar olursa haber verin de, bi kına gecesi düzenleriz benim için. Zaten ben gideli dağıtmışsınız buraları. Bir göz attım da, eskisi gibi kimse yazmıyor. Yeni ve tanımadığım büsürü blogger var. Kaynaşın ablanızla eksik kalmayın. Tatil,final,sınav falan filan derken heralde saldınız hepiniz. Sevdiğim blogları okumak için arada uğruyordum ama göremedim. Her zamanki aldığım duyumlara göre, yine atraksiyonlar ve agresif manyaklar da eksik kalmamış aramızdan. Şurada kardeş kardeş yazıyoruz. Niye birbirinizi yersiniz cemaati blog?..Neyse kavga etmeyin,ablanız kurban olsun size. Bu atada geri döünüşüm de muhteşem oldu. 100. yazı yazmış bulunmaktayım. Her ne hikmeti varsa zaten bu 100 sayısının çözemedim. Neyse başlıyorum kafanı şişirmeye tatlım..
İyi günler. Falanca yerden filanca beyle görüşecektim.

-Evde yok anam sen onu cepten ara....Görüşemezsin!!?!
-Alü. Kimm! Nediyirsen gızım sen? hönk!? dıt dıt dıtttttttttttt..
-Kim? eşim mi? sen kimsin ki? adını ver bakim bana? ne bankası kızım! senin benim kocamla ne işin olabilir adını söyle bana çabuk. Geliyorum şimdi bankaya.
İyi günler,fatih beyle görüşebilir miyim?
-Fatih ananı s.ksn! <--şu an bittiğim andı yalnız. -Benimle şu bilginin şu kısmını paylaşır mısnız? bu konuşan bir erkek;
-Hayatım işte bilginin tamamı bu. Sen takıl kafana göre.
-İyi günler dileriz,iyi günler,vakit ayırdığınız için teşekkürler..
-Başlarım senin notuna. Seninle mahkemede görüşeceğiz kancık karı,kapat lan orospu!
Bütün günü iyi günler dilemekle geçen böcek kendi sözlüğünden selamlaşma lakabı olarak iyi günler tabiri caizanesini çıkarır. Ama malzeme yapar biriktirir,eksik kalmaz. Telefonla konuşma olayının bokunu çıkaran bana gına gelir bir de.
Nasıl mıyım? Şu aşağıda yazdığım ve kopasıca çenemin yüzünden kilo aldım. 3kilo ya;bildiğin kabus gibi 3kilo. Bazen durumum insanlıktan çıkmaya geliyor. Akşam iki öğün yediğimi biliyorum. Abartmıyorum ya bu kadar yiyorum bildiğin.Hiç yolu yok,yiyorum da yiyorum..Paso yalanla işler dönüyor. Ekmek,aslana iki yalanı kıvırıp midesinden almakla yürüyor. Elimi ağzına sokup kusturmam lazım evet. Ki benim, bu konuda çok hassas olmama rağmen aynı şey hergün ve hergün devam ediyor. Zaten neye hassasam beni bulur ya lanet olasıca pislik. İki yıl sonra,şahitliğimde kabul edilmeyecek allahımıza bin şükür..

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Uçur Beni Amigdala

Amigdalam patladı evet. Patlattılar sonunda koduklarım. Nasıl bi enerjikim, nasıl bir mazojikim hatta nasıl bir psikopatikim bilemezsin. Enerji patlaması yaşıyorum. Bir de bir tikilik çeneme dolaştı. Türkçemi de katletti amigdala sağolsun. Çok faydası oluyor bana. Şekil:A bütün bir yazıda bunu göreceksin zaten.
"Alo ii günler x beyle mi görüşüyorum? Ben yatırbanktan arıyorum. Müsaitseniz sizi telefonda bir kaç işlemden geçireceğim" scriptiyle bir haftadır dalga geçiyorum sırf bu yüzden. Smilasyon sırasında, feriştah yenge moduna bağlayıp fantaziler yazıyorum. Üstüne bir de dersi kaynatıyorum tabi ama feriştah modundan çıkıp da sölüyorum. Yada " Günaydın ben böcek. Yatırbank genel müdürlüğünden arıyorum. Biraz sonra sana bir kredi kartı kakalayacağım haberiniz olsun" gibi müşteri palavları sıkıyorum. Komik ama gerçek!
Eğitim güzel gidiyor ama. Dersler sandığımdan da gırgır şamata geçiyor. Gün sonuna nasıl geldiğimi bile anlamıyorum bazen. Sınıfımı sorsan, tam toplama. Yani seçsen bu kadar olmaz. Her telden adam mevcut. Kopuğu,delisi,akıllısı,ciddisi,laylaylomu,evlisi...Dersleri pek dinlediğim söylenemez. Öyle bir anormallik hakim. Bir clubber profili de yarattık ayrıyetten. Masadaki çalişma bilgisayarların faresini kulağıma alıp,dj moduna bağladım mesela bir kere. Normal değil diyorum ya. O daha felaket birşey. Allah ıslat etsin beni napayım artık.
Dört hatunla takılıyorum. Hepsi bir tuhaf ama eğleniyorum en azından. Tuhaf dediğime bakma cidden tuhaflar. Molalarda kızlar tuvaletine gidip dans ediyoruz. Tikice sözlükte; club yapıyoruz. Yani nasıl bir kelimedir ki zaten club yapmak. Allahım nerden bulaştıryorlar tikiler böyle şeyleri Türkçemize. Kötü örneğim bak ya..
Club diyordum. Kızlar tuvaletinde cep telefonlarından çalınan tecnhnolarla eğleniyoruz. Kızlardan biri dansçı zaten. İçlerinden birimiz de ışıkçı oluyor. Işıkları saniye aralıklarla açıp kapatıyor. Kızlar bir yanda kopuyorlar. Kapı arkadan kitleniyor haliyle. Çünkü yetkililerden biri gelse,direk istifamızı falan vermemiz lazım kovulmaya yer bırakmadan. Biri gelince ise kilit açılıp tekrar aynaya yapışık makyaj moduna bağlanıyor herkes.. Normal hayata geri dönüş yapılıyor. Hiçbirşey olmamış gibi nefes nefese makyajlar tazeleniyor. Lezbiyen muamelesi falan görmemiz bile gayet normal öyle bir durumda. Ellerde rujlar yada rimeller de hazır haliyle üstüne üstlük. Grup düşünce mantığıyla,takım ruhunu aşılıyorlar ya sözde. Oradan çağrışımını da şettim. O ciddiyetin içinde böyle anormaller de varmış yani bunu öğrendim. Uydurdum kendime hepsini.
Dört tane erkek var allahtan da kadınlar hamamı olmaktan kurtarmışlar sınıfı. 28 kişiden hesap edersek (erkeklerin biri evli zaten); 24 hatun ve 3 erkekten her birine 8hatun düşüyor. Faiz yok,vade yok hiçbirşey yok. Sayı problemi gibi birşey durum. Performans sıfır zaten. Yuzde dilimleri bile faizin altında. Hoş; olsa da zaten hiçbirine bakmam. Aşkın pembesi gitti tozu kaldı(örnek teşkil eden bir clubber örneği daha. İşi demet akalın olayına bile vurduysam evet iyi değilim:). Artık bize faydası yok hiçbirşeyin. Free takılıyorum tatlım en güzeli. Uzaktan kesen tipler falan var ama öyle üst düzey yöneticilerden bir fayda yok. Bu tiki çenemi de kıracağım bugün. Hep bu enerji yada amigdala şeysi yüzünden.
Bunlar dedim ya yine eğlenceli kısımları. İşin komik tarafı da çağrı almaya başlayınca olacak. Hoş;stresli bir iş falan tamam ama gelen çağrılar tam bir komedi. Mesela yaşlı teyzelerin arayıpta hediyeler göndermek istemesi gibi bir durum varmış. "Sesini çok beğendim,oradan benim numaramı al ara" diyen manyaklarla uğraşacakmışım. Evli olup olmadığımı soracaklarmış. Kocasını benden kıskanan hatunlar çıkacakmış. Banka ve benim sülalem,gelmişim ve geçmişim de dahil olmak üzere küfürün bin parasını duyacakmışım. Herkes pek bir şikayet modunda ama ben işin yine eğlence kısmına bakıyorum. İşim yok;bir de bunun stresini mi yapacağım. Adam bankaya hakaret ediyor sonuçta. Banane! Arada aracı olarak beni kullanacak tamam ama kaynama yapmam gibime geliyor. Bakalım artık nolur nolmaz ama beni de müşterinin normali bulmayacağı Allahın emri!
Sabah rüyamda bir de takım liderimi görüyordum zaten. Adam bende nasıl bir izlenim bıraktıysa artık. Beni evine davet etmiş sözde. O suratsız denen adamdan eser yok. Gökten melaike inmiş dersin. Nerden geldiyse rüyama zebellah adam? Adı da azrail gibi zaten. Ben böylesine bir suratsızlık hayatımda kimsede görmedim. Yani bıraksan,önüne çıkanın boğazına yapışacak nerdeyse. Hani güleç arada bir ama sanırım iş etiği felsefesi yapıyor. Ki haliyle o kadar insanla uğraşmakta kolay olmasa gerek. Ama insan bazen "günaydın" demek istiyor arada bea. En yetkilimiz bile adımı biliyor bana seslenirken ki hiç muhattap olmadığımız ve selam sabahımız olmadığımız halde. Aman ne diye beklenti yapıyorsam sanki. Şeyimden aşağı..
Her neyse. 2haftayı tamamladım. Eğitim, Pazartesi günü sonlanıyor. Salı günü de büyük sınav var. O sınavı geçince de, Çarşamba'dan itibaren çağrı dinlemeye ve diğer haftada da çağrı almaya başlayacağım.
Birşeyleri ciddiye almasam da dersler konusunda işin ipinin ucunu bırakmak istemiyorum. Mesela ara ara quizler yapılıyor. Yüksek notlar almak babında sınavın üstüne düşüyorum. Salı günü en az 80'le geçmem lazım diyorum hani. Adıma da laf söyletmem o anlamda. Zaten takım liderimi de rüyamda gördüm :)

24 Mayıs 2009 Pazar

Bölüm Sonu Paris'te Biter

Gözlerimi kapattım. gece saat kaç bilmiyorum. Eifel kulesinin tam altındayım. Eteklerinin altından bakıyorum utandırsam da onu. Işıklarına ve heybetine ne kadar bakablirim diye iyice açıyorum gözlerimi. Şu çalarken. Paris benim olsun istiyorum bu gece.

Hayata döndüm. Hatta fıstık gibiyim. Bildiğin iyiyim. Hiç bu kadar kısa sürede toparlanacağımı bile sanmıyordum ama gerçekten iyiyim. Öldürmeyen allah ne öldürüyormuş ne de süründürüyor. Güçlendiriyormuş kurban olduğum. Zaten pek bir mutlu oldum böceğin habertürk gazetesinde yayınlanmasına. Bir yazım ve linkimle beraber haliyle gazeteydim. Gururlandım böcekle. Aferin bana. Bloggerlar haber verdiler sağolsunlar,beni düşünmüşler.
Ama nedenini anlamadığım bir şekilde gazetenin o sayfası benim memlekette baskıda geçmemiş. Göremedim ki gazeteyi. Yoksa öpecektim o kasvetin içinde.
Neyse. Mutlu olmaya çalişiyorum. Olamıyorum. Mutlu olmam için iki sebebim zaten var. İkisine de uzanıyorum ama dokunamıyorum. Bekliyorum sadece.
Bankaya gelince. şimdi eğitimdeyim. 2hafta daha muhtemelen eğitimde kalacağım. Dersler eğlenceli geçse de bülbülü altın kafese koyunca ille de memleketini isterdi atasözünde. Mutsuz mutsuz vakit öldürüyorum bildiğin. Ama dedim ya güçlüyüm en azından!
Grup durumları da sona erdi. Provalara katılamadığım için onlar da çıkardılar haliyle. Her fırsatı kaçırdığım gibi onu da kaybettim anlayacağın. Şans! İnsan kendi şansını kendi kaçırır mı yada kendi ellerini kullanarak kaçırır mı? Bu kadar becerikli mi insanlık?
Kendimden haber vereyim sana dedim. Çünkü şu iğrenç yazıyı gördükçe zaten sinirlerim altüst oluyor. Ben birşey yapmadığım halde kendimden utanıyorum hiç yok yere. Bugün fazla karalayamıyorum. Derse geçeceğim zaten. Affeyle beni ey melaike..
Evde kimseyle konuşmuyorum. Kötü ve hayırsız evlat damgası da yedik. Vatana millete hayırlı olsun diyelim,üstüne bir bardak soğuk suyu da içelim..
Ailenizin böceğine de kavuşacaksınız az kaldı(eski deli kıza yani)..Daha güzel yazıyordum farkındayım. Şimdiki yazılarımı ben bile beğenmezken senden beni okumanı da beklemem. Eski böcek tazelenip sayfa falan da yapabilir. Eskisi gibi,gece yatarken de utanmasam blogu koynuma alacak duruma getireceğim durumları. Az kaldı az.
Ozan Ayhan, teşekkür ederim.. Altuğ KOÇ, teşekkür ederim..Piraye teşekkür ederim bitanem.. Patik,teşekkür ederim..Hayallerim,teşekkür ederim.. Teşekkür ederim Merve..(okuyor beni blogu olmasa da. Bitanem benim)
cesetizleri gwen + cats sünter Witchie of Stars babegazelle Bugra Adsız perikizi ::puck-robin:: Hayalbemol karga Franche gudubettin-i asikar teşekkür ederim.. Böceğiniz sizi sever..

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Dün gece sabaha kadar hiç uyumadım. camdan güneşin doğuşunu izledim. hayallerimi tazeledim. bir de siyah bir kelebeğin cama çarpa çarpa camın diğer tarafına geçme sevdasını. altı buçuğu geçerken içim geçmiş.yapacağım şuydu. herşeyi düşünmüştüm. sabah olacaktı ve ben babamla,onun suyuna gide gide konuşacaktım. uyanmasına 2saat kala prova yaptım kendimce. her sözüm,her kelimem hazırdı. kahvaltıda anlatacaktım beni neyin mutlu edeceğini.
uyandı. o uyanınca benim de içimdeki korku devi uyandı. ellerimin zangır zangır titrediğini biliyorum. bir insan neden korkutur evlatlarını bu kadar yada nasıl?
çayını içiyordu ve beni izliyordu arada. gözleri üstümdeydi daha doğrusu. sanırım birşeyler söyleyeceğimi belli etmiştim ki tedirgin duruşumdan anlaşılmıştı herşey. o bir parça ekmek boğazımdan gitmiyordu. ne bir yudum çay ne de başka birşey fayda etmedi bir anda. kupkuru kesildi,düğümlendi boğazım, yutamıyordum hiçbirşeyi. O an,aklımda ne varsa saniye içinde silindiğini farkettim hafızamdan. sadece korku dolu gözlerle bir anını yakalamaya çalişiyordum. aslında bir nevi benim de gözlerim onun üstündeydi. birbirimizi kolluyorduk pekala. benim ağzımdan çıkacak tek kelimeye, anında beynimde patlayacak bir silah gibi tetikte bekliyordu.biliyordum kolay olmayacaktı. bağıracaktı,kişiliğime,karakterime,ruhuma,yüzüme.gözüme küfredecekti. hakaretin bini bin parasını duyacaktım. ama razıydım zaten. sabaha kadar bunun repliğini ezberletmiştim kendime. hazırdım gelecek olan her söze.
kalktı sofradan birden. sanki bir acelesi var gibi. duymaz gibi yada duyacağını bilipte gider gibi. nefret dolu baktı yalnız giderken. bir uyarıydı bu. ayağını denk al uyarısı.
kalktım bende peşinden. yüzüne söylemektense arkasından söyleyecektim herşeyi. hem daha kolay olacaktı hem de o iğrenç bakışı gözlerinde bir kez daha görmeyecektim. sonra zaten o bağırırken ben başımı öne eğecek ve zaten yumacaktım gözlerimi. hakaretlerini dinlerken kafamı yere gömecektim. cevap vermeyip aciz ve zavallıca susacaktım. söyleyemedim ama,teptim bir anda ne varsa ağzıma geri. o da lavaboya geçti.
annem ise daha çok gerildi bir anda. sanki hissetti az sonra olacakları. ne yapacağımı biliyordu çünkü. kendi yatağımda zaten yatmamıştım uyuduğum son 1saat. salonda kanepenin üstünde sızmıştım, üstüm açık kalmıştı. ve annem bütün gece düşündüğümü zaten anlamıştı.
Lavabo çıkışı hazır ol modunda beklerken ayakta,koridorda ve bekletirken kelimelerimi ağzımda,kendimden hiç ummadığım bir anda iki üç kelime birşeyler çıktığını biliyorum dudaklarımdan:
"baba ben gitmesem olur mu..lütfen?"
yüzümde acıyla patlayan bir ses duydum. .öyle şiddetliydi ki bu ses. kulağıma gelmişti muhtemelen. bir anda sustu herşey. sadece tıslayan ve bağıran sesler işittiğimi biliyorum. yüzümü kollarımın arasına sakladığımı,bağırdığım halde kendimi duyamadığımı hatırlıyorum. sırtıma vurmaya başladı sonra. öyle bir hınc ve kini vardı ki bana,öfkesini alamıyor ve ayaklarıyla da beni öldürmek istiyordu sanki. arada açtım gözlerimi. annemi gördüm. annem tutuyordu kollarını. gördüğüm şeyden birkez daha korkup kafamı gövdeme gömdüm tekrar. boş olduğum bir anında kaçarcasına ve koşar adım odama sarıldım. ağladık birlikte bağıra çağıra. herkese inat. tüm alem tüm herkes duysun istedik. sanki birini öldürüyorlar da yardıma gelsinler diye içimden geçirdiğimi ve sesim patlayana kadar bağırdığımı biliyorum. duymaya da başlamıştım ve işkence görür gibi o sesi duydukça daha çok ağlıyordum. daha çok bağırdım haykırdım hem de. hiç dinlemeden,tek kelime etmeden. bir tokat hazır da beni bekliyormuş meğerse.
odaya kimse gelmedi benden sonra ne annem ne de o!
susturamıyordum kendimi. susmaya çalişsamda içimde kendi olmak isteyen ben bağır diyordu. duysun dünya susma diyordu. yakası paçası çekiştirilmiş pijamaları bir solukta çıkardım attım.ne giyindiğime dahi bakmadan evden çıktım. annemin yüzüne de bakmadım. kına yaksın ben gidince diye, arkamda kimse yokken ve şimdi ağlarken kimse olmasın diye çıktım o hızla. gözlerim ağlamaktan kaybolmuştu. zaten bir saatlik uykunun da verdiği o şişlik,ağlamamla iyice büyümüştü. asansörün aynasında kendimi telkin etmeye çalişiyordum kendimin annesi gibi. gözlerimi sildikçe de akıyordu bir yandan. durmuyorlardı. her silişimde bir damla daha. yüzüme iki tokat attım hafifce. hoş, ağladığım bariz belliydi.
sokağın esintili havası yüzüme kaya gibi çarpınca irkildim birden. tüylerim diken diken oldu hani vücudunuz çekilir de bir silkelenme olur ya her yerimizde. sinirsel birşey sanırım. bende öyle oldum.
servis durağına doğru yürüdüm. arabaya bindim ve insanların suratıma tuhaf bakışlarını seyrederek yol aldım.bitti. ne o siyah kelebek camdan içeri girebilmek için kanatlarını ve kendini bu kadar parçaladıktan sonra içeri girdi ne de ben.

14 Mayıs 2009 Perşembe

Rüyamda eski sevgilime alnından sıkıyordum bir kaç el.. Ölüyordu haliyle..
İşi dalgaya vurmaya başladım. Rüyalarım anormalleşti. Bünyem sorunlu bir psikopata dönüşme yolunda hızla ilerliyor. Bir sürü saçma sapan eylem içerisindeyim ki anla artık halimden. Facebook alacak kadar normal değilim. Facebook aldım bir de üstünüze afiyet. Güle güle kullanayım.
İstanbula gidemiyorum. Dün gün son günümdü. Kayıp gitti ellerimin arasından. Bok gibi hissediyorum bariz ötesi de yok. Göremedim.
Okula gidecektim bir de;ki bahar şenlikleri başlamış üstüne üstlük. O kadar sene Ankaralı Yasemin,Turgut,Osman,Hayriye,Cevriye,kim varsa sülalesi üniversiteye geldi de benim olmadığım sene Yuksek Sadakat çıkıyor sahneye. Şansıma tüküreyim. Bu gece bensiz eğleniyorlar elemanlar. Bu saatlerde leyla olmam lazımdı hatta acilde bağırıyor ve eski sevgililerimin isimlerini sayıp küfrede ede ağlamam gerekiyordu.
Televizyondan da ayrıldım!Üstüme afiyet bu pazartesi işe başlıyorum.Nasıl da kolay kayıp gidiyorlar ellerimin arasından meğer gördün mü? Meğer ne kadar meraklılarmış benden gitmeye. Anlamadığım birşey var. Benim etrafımda benden başka herkes,bu işi benden çok istiyor nedense;
Herhangi biri: Aa böceğğk senin için mükemmel bir fırsat,bir daha böyle bir şans çıkmaz.
Herhangi biri daha: Kızım sen mal mısın bu krizde keriz misin nesin?!
Valide: Sen beni tansiyon hastası ettin!
Babam: Gideceksin dedim bitti senin işimden bir bok olmaz.
gibi kendi çaplarında vaazlar veriyorlar. Ama istisnasız herkes. Benim kafam mı basmıyor lan. Yada çok mu pembe görüyorum hala? Daha bugün beni,en anlayışla karşılayacak olan insan mantığıyla karşıma alıp bir kez daha konuşma girişimim sonucu tansiyonu anında tavan yaptı annemin. Zaten annemi vaaz verenler kervanının önde gidenlerinden ilan etmek hiçte dor değil.
Herkesin kızları çok seviyormuş,benim kızımın onlardan ne eksiği varmış da hatta fazlam varmış ama değerlendirmiyormuşum. Çul çapıt işlerin peşindeymişim de anca. Beni kim kanal d ye işe alacakmış. Ama hala anlatamadım benim sülalede tek olduğuma. Yok yani bana benzeyen yada benden bir tane daha. Kendi de farkında ama anlamamazlığa veriyor işte aynen böyle.
Yolda giderken bariz tartışmaya başladık. Anormalim falan ama ideallerle gerçekleri ayırt edemiyor muyum acaba diyorum kendime. Bir de ömürle kıyaslanmaya başladık. O da kazandı 20gündür eğitimine devam ediyor.
Bu arada ömürle de konuşmuyoruz. Bir de onunla da karşılaşacağım orada mecbur..
Bahenem yok,mantıklı bir nedenim yok kimseye göre. Umursamayan bir ailem var aslında umursadıklarını düşünürken. Bu değil ve böyle olmamalı. Ben böyle bir anne olmayacağımı biliyorum en azından şimdilik.
Bir dgs kaldı elimde ve altmış gün. Ve benim son fırsatım herşey için.
Ayrıca hiçbirşey için de geç değil. Kendimi de kovdurabilirim gayet güzel. O potansiyel var bende.
Çok mu abartıyorum bu olayı ben yoksa? Annem benim yerimde olmak isteyen milyonlarca kişi var,sen anca tep diyor. Haklı olabilir tamam ama beni düşünen de yok işin diğer tarafından.
Neyse ben travian oynuyorum. Arayan beni orada bulsun.foto

04 Mayıs 2009 Pazartesi

Yepisyeni Cool Kandırmacalar

Gişe arkasında vitrin mankeni olan ve genellikle popo kısmında uzun süreli oturmaya bağlı bir geniş araç bulunan,hep ukala,hep pepezleyici,hep hotulayacı ve sinir bozucu bir ruhi haliyete sahip,tüm gün çalişmaktan ve bu işi yapmaktan da sinirleri laşka olmuş insanlara ve bunların dişi olanlarına bankacı yada memur kesimi dominant hatunlar denir.
Nerden çıktı diyeceksin bu saatte? Banka sınavlarını tamamen kazandım.Yarın sabah gidip 2yıllık sözleşme-Çok Pardon;iki yıl köle babında beni bankaya bağlamalarına izin verecek ve kulübemden kaçmamak=sadık bir köpek olmak adına tasmamın anahtarını ellerine vereceğim-kibarca;imzalayacağım.Oturan bankacı hatunlardan biri de ben oluyorum velhasıl..
İstiyor muyum?Hayır tabiki.Çok uğraştım,kavga ettim,asilik yaptım.Babamla kötü oldum, annemin tansiyonunun artış göstermesine -evet- ben sebep oldum.Ama kocaman bir hiçten başka birşey değilmiş tüm hepsi anladım.Boşuna yırtmışım kendimi.Neyse işte yeni hayatıma selam olsun buradan dostlar..Sıradaki parçayı tüm sevenlerime armağan ediyorum..Kendimi de böyle kandırayım masuscuktan sen şarkıyı dinlerken..
Bankacı oluyorum işte..(telefon bankacılığı yeni işimin kendileri.mutlu olalım,egomuz tavan yapsın diye de bankacıyız diyoruz,kandırıyoruz kendimizi).Basın ve medya hayatıma iki senelik bir ara veriyorum.Ama bankacılık da iyi yerlerde bea.Bir kere gayet seksapalitesi olan kuul bir meslek.İş kadınları arasında bankacı hatunların her zaman bir ayrıcalığı vardır örneğin.Çekicidirler bir kere.."Immm bankacı,kalçası da gayet dolgunmuş,ee bu zekidir de şimdi,bankacı dediğin zengin de olur.."gibisinden iğrenç bir geyik döner erkekler arasında.
Bazen de sinir olurum ki kendilerine;şöyle bir durum cereyan eder o esnada.Kendi gişe arkadaşlarıyla fingirdeşirken ve sizin işleminizi yaptığı sıradaki dengeyi tutturmakta ayrım ve algı problemi yaşarlar..Sizinle ilgilenilirken bir ton suratla hayvan mualemesi görürsünüz.Ancak şeyinin başına atmış mini etek ve bacak dekoltesiyle,yan gişedeki arkadaşını ayartmaya gelirken şen kahkahalarıyla da bankayı inletirler.O surattan eser kalmaz birden bire.İfadesi 90 derecelik bir açıda sıklıkla değişir.Sol gişeye bakarken 'gel beni becer hayatım'moduna,yüzü size dönükken ise 'ne bokun yada ne havalen varsa ben seni hastaneye havale etmeden söyle işini de,halledeyim çarçabuk,beni oyalama' moduna girilir.Bu da böyledir.Yeşil tuttum bir Allah.Kimse itiraz etmesin şimdi(en azından özel bankalar için geçerli bir durum)..
Sarışın olanları hep daha makbuldur.Yada saç rengi açık tonlu olanları.Mesela bakır yada tam ateş kırmızısı..
Yada böyle benim gibi pasbal bir hatunun düşünce baloncuğunu aşan,devlet gibi kadın kategorisine de koyabiliriz belki.O biçim makyaj,yapılan parfüm banyolarının sonucunu hakkıyla verebilen ve topuklu ayakkabılarıyla gelişi belli olan,adeta yerleri sarsan bir yürüyüşü vardır onların.Ancak geniş araç orada yerleşiktir..Konuşmaları cilvelidir,kaşı gözü oynar bazılarının da..
Psikolojik anlamda analizim bu şekliyledir.Kimse sakın üstüne alınmasın şimdi de'yok efendim öyle birşey' diye.Dışardan bir gözlemci olarak söylüyorum ki böylesiniz hepiniz..Ama ben hipokrat bankacı yeminini uydurup böyle bir bankacı olmayacağıma söz veriyorum..Al ulan bankacı hipokretizmi sana..
*Pepezleme:azarlama,çirkefce bir saldırı girişiminde bulunma eylemi.
*Hotulama:Hor görme yada genelde hatunlarda görülen tırnak çıkarma eylemi.

29 Nisan 2009 Çarşamba

Manyak

Bu kadar yazma özürlü ve konuşma hastası bir manyağa nasıl dönüştüm bilmiyorum.Yazma yetimi kaybediyorum .Onun aksi de çeneye vurduk bu durumu.Çok fena hemde.
Ve teşhis;Sevişgenlik Eksikliği!Saçma mı?Kesinlikle..
Eskiden olsa burada herşeyi anlatırdım.Beni engelleyen birçok şey var şimdilerde.Aksi bu ya,çeneye vurdum olayı.Paso konuşuyorum.Hiç susmadan hemde bikbik.Sabahın 8'inde başlıyorum akşam saat 6 veya 7 hatta bana kalsa sabaha kadar konuşuyorum.Yanımdakinin(kim olduğuna bağlı tabi)beynini mikene kadar bir de allah ne verdiyse.Çekilir gibi değilim biliyorum ama gel gör ki bir müslüman evladı da susturma girişiminde bulunmuyor.Ama seviliyorum kii her halimle allah kahretsin.Bir parça kızın çenesinden,mıymıy sesinden ne zarar gelecek yav.
Teşhis Hatırlatması 2;İlişki Potansiyelindeki Faaliyet Azlığı!(Saçmalardan İnciler)
Ve Devam ediyorum.Yazabiliyorum tanrım şükürler olsun.
Sevmediğim bir hatun tipi vardır.Çaresiz ev kadınları kılığında;hiç tanımadığı bir kadının başka bir kadına,hiç yok yere özel hayatının her detayını tutar,anlatır.Yani nedir,hatun seni 1saattir tanıyordur en fazla.1saat sonra olayı kendi kafasında öyle bir traşlar ki sen onun kırk yıllık dostu oluverirsin bir anda.Erkek arkadaşının hangi pozisyondan hoşlandığını anlatmaya varana kadar uzar gider bu konuşma.Nefret ederim öyle kadınlardan.Detayına varana kadar anlatıyorum evet herşeyi.Ama böyle değil kesinlikle;mesela piraye ablama.Benim kahrımı çekiyor yerim yanaklarını kocaman.
Eklemeden geçemeyeceğim ki;senden hoşlandığı halde tutup,eskiden ağzını burnunu yediğin hatunun,göğüslerini anlatan yada "ben bu kadın milletini anlamıyorum"lu cümlelerle konuşmalarına başlayan ve empati kurduklarını zanneden erkeklere karşı antipatiğim.
Ve saded;Uzun süredir biriyle birlikte olmuyormuşum da.Benim canım istiyormuş da.Kadınların bazılarında görülebilir bir durum olabilirmiş de.Psikolojik ve iç güdümsel bir vakaymış da bla bla.Freudca saçmalıklar sinsilesi.Sevişesi gelenin çenesi mi çalişirmış?Bunu söyleyen de etrafımda binlerce yer alan lüzumsuz yaratıklardan birisiydi.Önemsemiyorum hatta kaile dahi almıyorum.Yok öyle birşey.Kim bir tarafından uydurmuşsa ona geri iade ediyorum.Ve düzen.Mutlak bir düzene artık ihtiyacım var.Darmadağıtmışım herşeyi.
29nisan 22:07;Şu yazı beni bugün nasıl ağlattı bilemezsiniz,bugün nasıl ağladım bilemezsiniz!

19 Nisan 2009 Pazar

Fısıldadı annesinin kulağına ve şöyle dedi;
-Yazılı mülakatı geçmişim..

Pazartesi günü sınava gidiyorum..
Fısıldadı vicdanı kulağına ve şöyle dedi;
-Halat geçiriyorsun kendi ellerinle şimdi hayatıma..Gidişini izleyekalıyorum dar ağacına yürürken..
Ay...Güneş...Özgürlük..
-Yıldızlar kayıyordu gözlerine..Hangisi yansımıştı ki saçlarına çıplak ayaklarıyla ve rüzgarı kıskandıran elbisenle..Bir dilek tutmaya yeter miydi gücün..?
-Omuzlarında ince bir tül iken ay ışığı..(bir şair)
Sustu....

16 Nisan 2009 Perşembe

Yirim O Dudaklarını Kurt!

Ben bu cümleyi öle çok kurmuşumdur ki....
Keşke Erkek Olsaydım!
Kelebenk mimlemiş böceğini..Erkek olsaydın nasıl biri olurdun diye..
Velhasıl,dışardan bakınca "bu kim kızım" diyerekten hatunların ağız suyu salgılarında bir artış yaşamalarına sebep olurdum..O bir kere Allah'ın emri..
Şık bakımlı ve temiz olmaya özen gösterirdim sanırım..Çünkü bir erkekte çekemediğim en mide bulandırıcı şey kötü kokusudur..Ter,parfüm,lokantada yenen dürüm ve sigara karşımı kokuları gibi vakaları bir kilometre öteden anlarım..Öyle hassas burun yapısı.Hani empati yapıyorum ya ondan şeettim işte..
Kurt cobain gibi olurdum..
Aynı zamanda bakımlı olup da pasbal olmayı da başarırdım..Saçlarım hatun halimdeki gibi uzun olurdu muhtelemen..Sakallarım rapunzel gibi birşey olurdu..Öle sürekli traş olmazdım hart hurt kaşırdım..Hatta sevgilime kaşıtırdım fantezi yapar bir de..
Ben yine aynı kalayım o konuda bir sıkıntı yaşamayalım isterdim..Kişilik ve karaktere istinaden söylüyorum..Farkım olmasın yani..
Bir de şimdi böyle anlatırken sanki sipariş veriyormuş gibi hissettim tuhafmış baya..
Yere bakan yürek yakan,kulağı kesik,zampara,suyun sarp akanı adamın yere bakanı yani işte tüm bunların hepsi ben olurdum..Zorumun adı nedir bilmiyorum ama gönlümün sultanını bulana kadar bunu yapardım..Her hafta bir hatun..Her gece her gece hatta her gece..(2gecede bir de olabilir tabi).."Çapkınım hovardayım yirmi dört ayardayım"ı şarkısını telefon müziğim olarak ayarlardım..Öküzlüğün de bu kadarı işte..Anlaşıldı evet böcek erkek olsan buna da meyilin var yani..Helal sana!
Kesinlikle kadın ruhundan anlayan bir adam olurdum.İnce düşünceli,sürpriz yapmayı seven ve kesinlikle kibar olmaya özen gösterirdim..Evet biz kadınlar bunu hakediyoruz çünkü..
Lolla
Perikızı
Franche
Piraye
Mav!

Pia Bu kadar,bitti,nokta.

13 Nisan 2009 Pazartesi

22 Yaş Sendromu...

-Babanın durumu belli..22yaşına geldin ve hala elinde somut birşeyler yok..Bizi düşünmüyorsun sen bencilsin..Kendini düşünüyorsun sadece..Buradan gidince ne olacak?Uçuyorsun aklın bir karış havada..Kimin seni kanal d'nin başına geçireceğini sanıyorsun sen?.Bizim paraya ihtiyacımız var bunu böyle bil..
-Anne beni delirtme..Bencil olan sizsiniz..Benim işim benim mesleğim yada benim hayatımı kim düşünüyor peki?..Ben bugün size her türlü fedakarlığı yapmaya hazırım..Kesinlikle!! Ama yok işte..Bilmiyorum hiçbirşey bilmiyorum..Bildiğim tek şey kendi işimi yapmak istediğim...
-İyi kızım devam et..Sürünelim biz ailecek sen de kendi işinde mutlu ol..
...Kavga kıyamet kelimesinin anlamını bu sabah daha iyi öğrendim.Sevgili emekli öğretmen annem bana çok güzel bir ders verdi sağolsun.Ki bugüne kadar(22yaşıma gelmişim)asla böylesine şiddetli bir şekilde karşı karşıya kalmamıştım onunla.Uyum sağlamışımdır keza o da benim kararlarıma saygı duymuştur.Ama bu kez iş ciddi hemde hiç olmadığı kadar..
..Burada bir bankanın telefon bankacılığı için uzun zaman önce bir başvuru yapmıştım..Ümidi her zaman olduğu gibi yine kesmişken haber geldi bir kaç gün evvel..Cumartesi günü yazılı mülakata girmem için bir mail yollamışlar..İş gayet güzel..Garantili..Maaşı dolgun..Adı var..Sigorta,ticket kısacası olması gereken herşeyiyle mükemmel diyebileceğim bir iş..
Sınava da gittim..Gayet başarılıydı..Haber bekliyorum şimdilik..İkinci mülakata da çağırılırım diye tahmin ediyorum..
...Bir tarafta da kendi mesleğim var..Ve hayatımı bu şekilde idame ettirmem gerektiğini biliyorum..Ama gel gör ki istemediğim de şeyler var..İhtimaller üstünde hayatımla loto oynuyorum..Şöyle ki;burada adamlar bana geleceğimin garantisini vermiyor..O kadar da dolgun bir maaşım yok..Sigortam yok..Kısacası bu şehirde olduğum süre içerisinde bir bok olacağı yok..Ha ihtimaller var dedim ya..Ama soyut verilerin üzerine verilen kararlar ne kadar doğru olur denemeden bilmiyorum..
...Birincisi;En azından ciddi bir şekilde konuşup benim durumum böyle böyle diyip bir garanti isteyebilirim..Ve en fazla 1sene sonra istanbula gidebilirim..İkincisi;yapmam gereken bir sürü şeyden vazgeçip bankaya işe başlayabilirim.Ancak bankanında bir sıkıntısı var ki;2seneden önce işten ayrılamıyorsun..Tazminat şeklinde sana geri dönüyor bu durum..Ve ben bu işe başlayıp temmuza kadar sınava köpek gibi çalişsam ve kazansam bu işi de bırakacağım ve bir dünya para ödeyeceğim..Kazanamadığımı farzedelim..Bankaya devam edeceğim..Kanaldan da ayrılmış olacağım çoktan..Bilmiyorum işte sadece bilmiyorum
...Onu da geçtim babam,işini devrettiği adamla takıştı..Daha doğrusu arıza çıkaran adamın ta kendisi..Ve sanırım işine geri dönmek zorunda..Riski çok fazla..Annemi birşeyler altına imza atması için zorluyor..Annem huzursuzluk çıkmasın diye aptala yatıp kabul etmeyi düşünüyor ve defalarca konuşmama rağmen hala fikrini değiştirmeyi de düşünmüyor..Ne olacak bilmiyorum..Hep hayırlısı demekten artık öyle yoruldum ki..
...Kanalda durumlar da iyiye gitmiyor son bir kaç gündür..Üzülerek hatta çok üzülerek ayrılma ihtimalim de var şayet sınavı kazanırsam..
....Hayırlısı dememi mi beklersin hayat yoksa hayırsızı mı seçmemi?..Büyümek mi diyorsun?..

07 Nisan 2009 Salı

ACİL NAZ,KAPRİS VE HER TÜRLÜ BOK PÜSÜRÜMÜ ÇEKECEK DENEYİMLİ MENEJER ARANIYOR..Ayrıyetten bir de basın danışmanına da ihtiyacım olabilir..Kendimi yedekleyemiyorum..Klonlama işini farelerden insanlığa sundular mı onu da bilmiyorum..Ee fare değil tatlım böcek ben böcek..Kör müsün bak ne yazıyor yukarda kafam kadar?..
Sahnelere geri dönüyorum ben.Küçük aptal rock ilahesi yada onun gibi birşey oluyor yine..Bak ya sabah sabah kroluğum mu tuttu nedir?.Yok ya tiksindim kendimden.Çenem düştü yine bir saniye ya..Kaç gündür yazmıyorum bu pöykürüşüm ondandır..Korkup kaçırmasın seni.Kısacası Böceğinizi sizden mahrum bıraktığımız ve çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü bacağımızı testereyle kesebiliriz..Bir de çiğ tavuk var mönümüzde..
Baştan alalım..Bir yerde şarkı söylemeye başlıyorum.Bizim bir arkadaşa tembih etmiştim olur da hani bir soliste ihtiyacı olan bir grup bulursan haber ver bana diye..Aylar sonra tabi ümidi kesmiştim ki;maillerimde solist bağyan türkücü arıyoruz,bizim için çığırır mısın diye bir mail gördüm.Hemen msne eklemeceler,2gün içinde görüşülmeceler beğenilmeceler ve derken işi bağladık..
Çocuklar fena değil..Sağlam çalıyorlar..Kayıtlarını dinledim sadece..Sinir olduğum bir nokta var ki.O da çocuklardan birinin kız arakadaşı da ev elemanlarına dahil..Allahım o ne meymenettir öyle..Yine bir mükemmele sümsük vakası..Bir de sözlenmişler yüzükler falan..Herneyse henüz bir şeyler yapamadık ama..Çarşamba çalişmaya başlıyoruz..Sahnede olmak güzel..Özlemiştim..
Zaten bu aralar sadece başımdaki pireleri kaşıyacak vaktim var..Onun dışında da deli gibi çalişiyorum son 10gündür..Seçim sonrası işler daha bir yoğunlaştı..Kanal karasal yayına geçeceğinden herkesin etekleri tutuşmuş vaziyette..Güzel haber, kendime ait bir odam ve masam var artık.Orada burada sığıntı gibi çalişmıyorum.
Tabi bu durumda çok konuşan ve düşünme yetilerini engelleyen beyin loblarını bok bağlamış hatunlar da yandım yandıma düştüler.Bu hatunlar gerçekten hasta ruhular ya.Kamera önüne çıkabilmek için kıçlarını yırtıyorlar.Kimisi gidiyor hiç yok yerde saçına röfle attırıyor.Kimisi genel yayın koordiantörünün kıçının dibinde göğüs dekolteli manzarasıyla diksiyon gösterisi yapıyor.Mal bunlar valla.Bildiğin mal.Ya nedir bu rekabet noluyoruz ki?..Hayır işin iyice cılkı çıkmaya başladı..İş ortamı falan dinlemem ben.Yani dinlerim de artık hatunun yeni röfleli saçları elimde mi kalır,orası meçhul.Ben köşemde pasbal pasbal oturarak ve çalişararak odamın keyfini sürüyorum.Kendi müziğimi açıyorum.Her gün iki şekerli çayımı içip donuyorum
Bir de tanıştırayım;Draven..
Başrol oyuncusu olarak görmeye başlayacaksın bundan sonra O’nu..Her kimse işte,tüm bu benimin sahibi..Beni nasıl bulduğunu,nasıl başladığını,ne kadar sevdiğimi söylemiyorum..Çünkü onca kişi ve ardımda bıraktığım onca mezar dolusu ceset arasından onu diğerleriyle bir tutmayacağım..Herhangi biri yada herkes olarak kalmayacak biliyorum..Ve bende O'nu herhangileştirmeyeceğim diğerleri gibi burada..Saklı kalsın istiyorum o yüzden şimdilik..Mayısın ilk haftası yanımda olacak zaten..Süslerim resimlerimizle buraları..Cümle alem aşk nasıl olur görür o zaman..Çünkü ruhumu buldum ben,dünya varmış bir de onu da öğrendim..

31 Mart 2009 Salı

Beni alacak adam,dinle ve kulaklarını dört aç tatlım..

Noluyo bloggerlar size..Bahar geldi yelkenler fora mı yapıyoruz nedir..Herkes bir aşık aşık ki..Cemaatcek aşık oluyoruz hatta..Sevgi pıtırcığıyız hepimiz..Kime sorsam 'böcek kalbim pırpır içimde birşeyler dans ediyor,başım dönüyor midem bulanıyor hamile miyim leyla mıyım aşık mıyım neyim seviyorum böhüüüüm' moduna bağlamış durumda..Hoş benim de farkım yok ya..Hayırlıysa beri hayırsızsa geri dostum..Blogların en hızlı çapkınları Ukturk'le ben bile adam olduysak bu işte bir iş vardır artık bilmiyorum..
Ee bu durumda mimlere yansımış haliyle..Efendim pia,hayalbemol ve franche beni mimlemişler..Kalbimi çalan eylemsel faaliyetler..Bu mimin ismi de baya bir afiliiymiş bu arada..Aslında ben anlatılmam yaşanırım ama haha..Ciddiyim ya..Dışardan beni gördüğün böcekle içimdeki böcek arasında ışık yılı fark var desem..Dedim bile tatlım.. Beni alacak adam iyi dinle şimdi beni;
...Beşi birlik,birkaç çift adana, erzurum ve trabzon burma,bir havuzlu dublex,sağlık sigortan ve sağlam bir işin olacak..Yoksa hayalet sevgilin olurum..Beni bulabilene aşkolsun..Aşk olursa bile ne ala mualla..Değil tabiki de;
...Benim sevgilim aynı zamanda en yakın arkadaşım olmalı benim..Evet doğru duydun..Sadece sevişgen aşk böcükleri taklidi yapma bana..Ben seninle yeri geldiğinde hiçkimseyle paylaşamayacağım şeyleri paylaşmalıyım..Keza bunun aynı senin için de geçerli olmalı..Çekinmemelisin asla..
...Strateji yapma bana allah aşkına..Ben kaçayım sen kovala durumu kadar nefret ettiğim birşey daha varsa o da yine ben kaçayım sen kovala durumudur bu ince işlerde..Ciddiyim ama yanlış mı ya?..Hayır eline ne geçecek ki..Olay sidik yarışına dönmesin.."Ben bir süre aramayım o bana geri döner zaten amaaaannn" diye düşünme..Biz oyun oynamıyoruz..Birbirimize ayna tutuyoruz..Ben sana seni yansıtıyorum keza sende beni bana..Aramazsan arama yar işi zaten iki ucu boklu değnek..Nedir bu koşturmaca..Ha egonu mu pohpohluyorsun..Buyrun yıkama yağlama servisimiz de hazır ve nazır..Ama dozunda ve ölçüsünde..Ben erkeğimin ayaklarını da yıkarım huuuh (böggH!)..Evimin kadını çocuklarımın anası olacağım huleynn..
...Tanrım,yalan rüzgarında başrolü kaptı benim ilişkilerim hep..Bana herşey söyle hatta küfret ama yalan söyleme..İnsanın en çok korktuğu gelirmiş ya hep başına..Güven duygumun cenaze namazını kıldım birkaç zaman önce..Hiç olmasın isterdim ya..Eski saf halimi de özlüyorum hani arada ama..Neyse..
...İçimden geleni söylemekten çekinmem..Düşüncelerimi iki kez tartmayı sevmem..A'ysa a dır..B si yoktur bunun..Sana birşey söyleyeceksem ikinci kez düşündürtme bana..O tavizi verme..Kasarsın..Kasarsam sevemem..Korkarım seni seviyorum ruhum diyemem..İçimde patlarım..Beynimi yerim sonra.
..Kendini anlaşılmaz gizemli erkek moduna sokma..Sana birşeyleri sorma ihtiyacını hissettirme bana..O fırsatı verme..Anlat ya..Susma..Ben geveze hatice..Az ama öz..Konuşalım hiç susmadan..
...Hesap sorma,güzellikle sormasını bil birşeyleri..Babamla kendi sevgililerimde ki kıyaslamalarım da hep sakin ve dingin bir adam hayal etmişimdir.Huzur arıyorum ben sadece.
..Canımın istediğini canımın istediği yerde sevgilimle yapmak,evet ben deliyim demek önemli sanırım..Kendimizi birden bilmediğimiz bir şehrin bilmediğimiz bir sokağında bulmalıyız ikimizde..Ve bu liste uzar gider..
Kıstaslarmız bunlar..Siz sözleşmeyi baştan bir daha gözden geçirin sonra öpüşmeye başlayabiliriz..Paslıyorum;camilla,dominatrix,prncfrn,kelebenk..
(EMRE'ye NOT:Emre teşekkür ederim bir kez daha beni böyle güzel cümlelerinle süslediğin için)

28 Mart 2009 Cumartesi

Aşkzede Abla Yorumluyor; Erkeklerin Anatomisi

-Benimle futbol maçı izle,Beşiktaş'ın orta sahası hakkında yorum yapalım: Futbol,seks ve para üçlemesinden..
-Yatalım ama uyumayalım,sevişiriz aşkımm korkma ya,ben seni seviyorum..Biz evleneceğiz hayatım biliyorsun değil mi?: Külli yalan,bu kadar nazlı olma alırım paçanı aşağı..
-Bugün hatunun biri beni saatlerce kesti durdu: Bak ben sana bu kadar değer veriyorum senin yanındayım,kıymetimi bil..Bir sürü hatun benimle yiyişmek için sıraya girdi..Yoksa ben sana yol vermeyi düşünüyorum..
-Tatlım çok yorgunum yarın ilgileneceğim seninle iyi geceler mucuk..Ben seni arayacağım mutlaka: Okşan'ın numarası kaçtı lan aq..
-Bugüne kadar tanıdığım en güzel kadın sensin,dudakların Angelina Jolie'ninkiler yanında halt etmiş:Eski sevgilimin de göğüslerini unutamıyorum lan..
-Sana çok değer veriyorum,bilemezsin ama kafam çok karışık:Tamamen palavra..Bir gece seni elden geçirmem lazım,gerisine bakacağız güzelim..Zaten aklımda bir kaç hatun daha var seni de değerlendirmeye aldım..
Al işte hepinizin mantığı bu..Evet abi siz erkekler böylesiniz..Farkınız varsa itiraz edin şurada.. Söylediğim tek kelime yanlışsa çiğ tavuğu bu blogda kesip gözünüzün önünde kanlı canlı yiyeceğim..Şu güzelim Angelina'yı bile aldattınız ya..Ee doğru söze ne denir;HÖH artık..
Ben biraz abartmış olabilirim ama çözdüm..İlhan Uçkan da kimmiş haha..Hatta Haydar Dümen'i bile sollarım..Çözdüm diyorum işte..İki bilinmiyenli denklemden farkınız yokmuş..Ne mi?
Birincisi zora ve sıkıya gelemiyorsunuz hiçbiriniz..Hatun üstünüze düşmeye başladığı andan itibaren topuk modundasınız..İkinicisi,"tanıştığın hatunu iki ay ara,sor,üstüne düş,dünyaları ayaklarına ser,iltifat et,kulu köpeği ol,hediyeler çicekler böcekler al,ikinci ayın sonunda dibimden ayrılmazsa şerefsizim oğlum"diye iddialara giriyorsunuz..Tabi biz de severiz ya tüm bunları haliyle..İşte doğru adam budur dedikten sonra zaten noluyorsa oluyor..
Gerçekten aşık olanlarınız için herşey mübah..Saf ama böyle tertemiz,filmlerdeki gibi mi?..Evet aynen öyle..Kapasiteniz var abi..Her türlü şeytanlığa çalişiyor aklınız bunu da yaparsınız bariz..

26 Mart 2009 Perşembe

Helikopter Kazası Ve Bir Ülke Trajedisi

Biliyorsunuz ki BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan uçak dün öğleden sonra Kahramanmaraş'ta düştü..Olayın üstünden 24 saat gibi uzun hemde çok uzun bir süre geçmesine rağmen hala uçağın enkazı bulunamadı..İha muhabirinin 112 acil servisle yaptığı telefon görüşmesi yine bir sonuç vermedi..Baz istasyonlarının cep telefonu sinyallerini gösterdiği geniş alan da yapılan aramalar hızla devam ettirilirken hala bir sonuca varılamadı.. Helikopter neden bulunamıyor sorusuna verilen cevaplar da tatminkar değil..Helikopterde yer alan ELT cihazından veya cep telefonlarından alınan sinyaller emniyet güçlerine neden yardımcı olamıyor;İddia edilen suikast haberleri ne kadar doğru;aramalar ne zaman olumlu bir sonuç verecek?Şaka gibi.Gerçekten şaka gibi..Nedensiz sonuçlar silsilesi.."Helikopterdeki ELT cihazından hiç sinyal alınamadı, cep telefonlarından alınan sinyaller, 1 kilometre genişliğinde ve 30 kilometre uzunluğunda bir alanı gösteriyor"...
İha muhabirlerinden birinin son telefon konuşmasını duydukça içim ürperiyor..İnsan hayatı bu kadar ucuz mu diye kendime sormaktan alamıyorum..Gözümüzün önünde o 6kişi,sanki ölüme terkedilmiş..3000 asker,Akut,arama kurtarma ekipleri bir helikopteri neden bulamaz hala?..Cevap,alanın çok geniş ve dağlık olması,hava koşulları,kar yağışı vesaire..Ne kadar tatminkar?..Olayın saat saat akışı şuradaki gibi..Ve hala sonuçsuz!
Hava karardıktan sonra arama kurtarma ekiplerinin işinin daha çok zorlaşacağı,sis ve kar yağışında da artış beklendiği belirtiliyor(kaynak).. Tüm bunlara rağmen Ulaştırma Bakanı'nın halen daha istifasını vermemiş olması bir o kadar da ilginç..
Haberleri izleyemiyorum..Hala hayatta olduklarına kendimi inandırmak istiyorum ama yapamıyorum..BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu,Pilot Kaya İstektepe,BBP Sivas İl başkanı Erhan Üstündal,BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı,Belediye Meclis Üyesi Murat Çetinkaya,İHa Sivas Bürosu İsmail Güneş,dualarımız sizinle..

25 Mart 2009 Çarşamba

Hiç Bu Kadar Çok İstememiştim..

KOŞMAK çoşmak kelebeklerle oynamak sincaplarla zıplamak böceklerle bütün olmak istiyorum.

İSTİYORUM Kİ penguenlerin nesli tükenmesin.İstiyorum nesli tükenen erkekler bu baharda gün yüzüne çıksın beni bulsun babamdan istesin evlenelim sonra boy boy sıra sıra çocuklarımız olsun ben evimin kadını çocuklarımın anası olayım istiyorum..SONRA istiyorum ki dünyanın en güzeli böceği ben seçileyim.Sonra ben dünya starı olayım britney le madonna önümde böcek olsun onları bir topuğumla mahvedeyim.
ŞARKI söyleyeyim adım böcek olsun albüm yapayım onun adı da böcek olsun.SAÇMALAMAYA devam edeyim mi bilmem ki.Onu bile bilmiyorum.HEPSİ bir sürü bir sürü bir sürü NECDET Türk filmi izlemek istiyorum sabahtan akşama kadar.SEVEN NE YAPMAZ filmini 547111111111.milyon kez izleyeyim hatta turist ömer uzayda filminde izlenme rekorunu ben kırayım istiyorum..
DUMAN'IN yeni şarkılarında bana düet için teklif getirsinler istiyorum.Hatta solo için yalvarsınlar istiyorum.Üstüne üstlük Kaan'ı gruptan çıkarsınlar ben solist olayım istiyorum.Sonra elimdeki ORİFLAME kataloğunu cinsiyet ayrımı göstermeden herkeslere ilan edeyim istiyorum..Erkekleri sırf hatunlara bakmaları için ellerine tutuşturup kataloğa baktırırken bütün parfümleri kakalayayım, satayım istiyorum...
Bugün hava mükemmeldi,çok iyi hissediyor böceğiniz kendini..harika haberler aldı basın sözcüm size açıklamasını yapacaktır bir kaç gün içinde lütfen soru sormayın değerli basın mensupları çekmeyin hatta..Ve günün şarkısı budur :D

24 Mart 2009 Salı

Bıktım Musluğu Açtım Tıpasını Taktım

Anıl Evlen benimle :)

20 Mart 2009 Cuma

Doktor bey size küfrettiğimi anladınız mı?...

Bu da gol değil canım maalesef yine tutturamadık.Sonuçlar temiz.Her şey temiz.Hatta hiç bu kadar temiz olmamıştı.Dur abarttım.Hormon düzensizliği kaynaklı bir problemimiz var.Göğsümde bulunan kistde regl görmeden önce kimi kadınlarda çıkan cinsten.Bende çıkması kadar normal birşey de olamazdı zaten..Hani benim ya o açıdan diyorum..Şaka bir yana herşey yolunda..Ertesi gün tekrar kontroller için sabahın köründe yine uyandım.Sabahın körü diyorum bak.Erken uyanmak hala işkence ya bana.Önce randevu aldığım memografi için görüntüleme merkezine gittim.Burası diğer yere nazaran daha sakindi.Dingin ve huzurlu bir şekilde sıramın gelmesini bekliyorum.Yok bu sefer küfretmedim yazık onlara da.Ama birkez daha tedirgin oldum neden;çünkü biraz sonra yine 'soyun geliyorum' gibi bir ifadeyle karşılaşacağımı biliyorum(bir de bunun bir muhabbeti var bende.Aklıma direk o geliyor kendi kendime gülüyorum bu sefer de).Tanrım insanın sevgilisi olmadan başka bir herifin elinin vücuduna temas etmesi kadar iğrenç birşey daha yokmuş onu da öğrenmiş olduk.Sıram geldiğinde o kısım tam bir işkence gibiydi benim için.Detaylarını bile şimdi düşünmek istemiyorum.5dakika süreyle yalnız üst kısmım çırılçıplak bir halde bekledim o kadar diyim.Bir an ağlayacaktım ama o kadar sinirlerim bozuldu ki.Ciddi ciddi gözlerimin yaşardığını biliyorum.Adamları azarlıyorum bir yandan da ne suçları varsa sanki onların.Kıyafetlerimi giyerken yırtma noktasına falan geliyorum.Hıncımı onlardan çıkardım.Diyorum ya başıma iş almışım kafama benim....Öyle her aklına eseni kendi başına yaparsan olacağı bu..Oradan çıktıktan sonra tahlil sonuçlarım için labarotuara ilerledim.O pis kokulu iğrenç pencereyi tıkladıktan sonra koca yaşlı pala bıyıklı son model abaza bir herif;değil tabiki de hoş bir çocuk açtı tahta pencereyi.En azından neşem yerine geldi.Onunla da ayrıca ilgilendikten sonra ayrıldım.Bu lanet yerden çıksam derdi sardı bu sefer de.Bu kez de filmin çıkmasını beklemek zorundaydım.O da öğleden sonraya uzamasın mı?Eli mahkum bekledim 1saat kadar.Çıktım hava aldım yemek falan yedim ama geçmiyor zaman.Uzaylı gören masum köylüler ağzımın içine düşecekler nerdeyse.Kantin desen oturamıyorsun,bank desen hava eksi bilmem kaç derece kıçım donuyor zaten.Bekledim mecbur polikliniğin önünde.Uzun bir süre sonra süper kahraman ufukta belirdi.Ben de herşeyim hazır ve nazır kimseyi tınlamadan odasına peşine girdim.Çünkü muayene olmayacaktım sonuçlarımı gösterip ilaçlarımı alıp çıkacaktım yalnız.Arkamdan teyzenin biri çığırmaya başladı.Daldım bende direk kimse kusura bakmasın der gibi.Dün korkuttum mu sizi dedi adam direkt.Lan benim bu yüz ifadelerim duygularımı nasıl da ele veriyor allahım iğrenç bir durum.Yani orada içimden adamın birinin anasına avradına sövsem belki 'bende senin' diye bir tepki verecek bir gün.Korktum biraz dedim evet ama bugün daha çok sıkıldım filmler falan zor oldu dedim.Şimdi allahı var çok ilgilendi.Gecikme durumuyla ilgili bir ilaç yazdı.Sonrasında 6ay kullanmam için doğum kontrol hapları.*iktirin gidin dediğimi anlamış mıdır bilmiyorum ama harbiden gitsin yani.O söyledi bende 'hı hı evet tamam yaparım' der gibi kafa salladım ve çıktım.Göğsümdeki de korkulacak birşey değilmiş.Zamanla kaybolurmuş,bazı dönemlerde regl öncesi çıkması muhtemelmiş ama kalıcı olmazmış.Korkulacak birşey yok yani.
Ve böcek bir kez daha günü kurtarır.Gölgelerin gücü adınaa ben böceeekk...Buradan çıkaracağımız ders;birine küfrederken Mimiklerini belli etmeyeceksin bir de musmutlu böcek olacaksın seviyorum ben kendimi ya..Yerim yerim...
Yüz ifadelerim derken aklıma adam geldi.O benim mimiklerimi çok severdi.Son durum kanka kanka takılmaya devam ediyoruz.
Aklımda bir sürü plan var ama nakit yok aq..Hem diplomamı almak için Ankara'ya da gitmem gerekiyor.Bizim elemanlarla takılıp sonra da İstanbul'a geçmenin yoluna bakıyorum bir de.Bizim deliler zaten gel diye tutturmuşlardı yılbaşından beri.Hatta herşey hazırdı gidecektim ama tabi cepler cayır cayır yanmakta olduğundan keyfim için pederden depara isteyemedim.Elde olan yetmiyor.O yüzden ilk hedef babaanne sömürcülüğü yapmak sanırım.Ayın 27si yaklaşıyor.Şimdi kadıncağız beni maaşını çekmek için bağkura götürecek ya.Ha işte ben çok zekiyim ya biliyorum ya işte.O kısım hallolur.Bir de şu makyaj malzemeleri satma işine mi girsem diyorum.Oriflame diğerlerine göre biraz daha ekonomikmiş.Bugün işyerinden bir abla kanıma girdi.Şeytan bunlar valla.Almak isteyen varsa başlayabilirim blog içi bir de makyaj malzemesi satılır diye bir ilan da yapiştırdık mı tamamdır haha.Yabancıya kazandıracağına gel böceğine kazandır bea güzelim.Puff olup uçmasınlar da planlar.Bir de kıymet bilen adamımız olsa..

18 Mart 2009 Çarşamba

Delirmek hiçte zor değilmiş..

Bir bu eksikti.Evet bir bu eksikti.Sinirden kudurmak üzereyim.Sağ göğsümde küçük bir beze varmış.Herşeyim tamdı ya bir bezem yoktu,o da var artık.Yaşasın..10günlük bir gecikmenin ardından artık ciddi anlamda tırsmaya başladım bende.Çünkü herşeyim anormalleşti böcek.Vücudum saçmalamaya başladı.Dudaklarım bölçük pörtlek.Her yerim o biçim şiş içinde.İnek gibi dolaşıyorum.Hiç geçmeyen bir mide bulantısı,hele ki geceleri; dünyanın en iğrenç koduğumun duygusuymuş bu meret.Zaten son olaylardan da canım sıkkın.Yüzüm gözüm kireç gibi.Kurbanlık koyundan farkım yok yani.Meeliyorum öyle bir durum.Yok az evvel inek demiştim kendime,pardon.Aslında yeni bir tür bile olabilir bilmiyorum.Anneme hiç anlatmadan sabah erkenden hastaneye gittim.Eylül'ün bugün burnundaki alçılar çıkarılacaktı onu bahane ettim ve evden çıktım.Onunla gidemezdim zaten.Gitsem doğru düzgün muayene olamazdım çünkü.Olsam da yüzde doksan yanlış teşhis falan konulurdu.Bende ki durum değişik.

Erkenden sıra aldım.Tanrım hastanelerden nefret ediyorum.1saat küfrede küfrede bekledikten sonra ismim monitorde yandı.Kendimi doktorun yanına nasıl attığımı bilmiyorum.Öyle bir durumdaydım ki doktoru bile kesmeye vakit bulamadım.İğrencim.
Çekine utana oturdum sandalyeye.İlla batacak ya birşeyler bana,sözde duygusal depresif manyaklığın dönemindeyim ya,bu sefer de adamdaki rahatlık batmaya başlamaz mı.Yüzüme bakınca bir tarafımı da görüyor gibi hissettim o an.İğrenç bir duyguymuş erkek bir jinekologun hastası olmak.Deli gibi ağlamak ve çikolata yemek istiyorum.1iskender 1,5adana iyi giderdi.
-Neyiniz var? -gxdfvdişkgsdjkbcvksdf -Üstünüzü çıkarın,bana seslenin geliyorum..
Haydaa..Üstünüz derken hepsini mi yarısını mı ne kadarını diyemedim tabiki de.Kalakaldım mı bir de cahil cühayle halinde.O tepki suratımda direk oluşmuş olacak ki doktor direk;
-Üstünüzde birşey kalmasın,önlüklerden birini geçirin üstünüze yalnız,
diye tembihledi.Off dedim allahım nerden iş aldım başıma.Ben yine de kendimi doktoruma emanet etmeden üst kısmımı çıkardım.Ki allahtan da öyle yapmamışım zaten aşağı taraflarda işi yokmuş adamın.Muayene etti.Adam dokundukça başlar mı iyice midem bulanmaya.Adamın üstüne kusacam nerdeyse zaten dibimde duruyor.Bir an önce bitsin diye küfrediyorum kendime ne işin var senin jinekologlarda beyinsiz böcek.Neyse ki bitti.Çıktım o lanet perdenin arkasından zaten canım da acıyor.Ben hasta olunca çok huysuz oluyormuşum onu da farketmiş oldum.
-Memografi çekilmeniz lazım,göğsünüzde regl öncesi birkaç beze var,küçük şeyler ama biz işimizi şansa bırakmadan önlemimizi alalım.Bir kaç da tahlil veriyorum.Hormonlarınızda da sorun olabilir belki.Korkulacak birşey yok,
dese de hiç inanmadım.Herkese 'beni kanser ettin' diye diye en sonunda onu da olacağım.Olayım zaten ne bokuma yaşıyorum ki.Baksana şu düzene.Mutsuz sevgisiz bir aile de mutsuz küçük bir kadından başka birşey değilim.Yarın gideceğim film ve tahlil için.Ölürayak biryazı yazayım dimi?
Adamla da 2gün önce konuşabilme fırsatını buldum.Noldu bilmiyorum geldiler yine öyle birden nolduysa konu açıldı.Daha doğrusu kendisi açtı konuyu.Msn de konuşuyoruz gayet normal.Bir şekilde aradan dereden bir yerden,noldu nolmadı ne bitti kim öldü kim kaldı demeden bir baktım konuşmaya başlamışız birşeyleri.Yazdıklarımı okumuş.Üstüme alınmalıyım diye sordu konuyu açmadan önce.Alın dedim senin için yazdım çünkü herşeyi.Sonrasını cidden hatırlamıyorum.Yani arada nasıl bir diyalog geçti,ben ne dedim,o naptı..?Çünkü yarı gerçek yarı şaka birşeyler söylediğimi biliyorum.O anki ruh haliyle uçmuş hepsi.Sadece başının çok kötü ağırdığını söylediğini biliyorum bir de.Ve öylece çıktık msn den.Vedalaştık ve çıktık.
Gece yatağımdayım.Yine heyheylerim geri geldiler.Midem ağzımda bulanıyor nerdeyse,canım yanıyor.Duramadım çünkü uğraşamıyorum artık birşeylerle.Benim hayatım çok basit denklemlerden oluşuyor.Çok bilinmeyenli denklemler benim harcım değil.Bu iş bu gece halollacak gazıyla mesaj attım.Yine mutlu bir tavır içerisinde,kimseyi kasmadan ki zaten bu da yapımda var.Ciddi görünürüm ama değilimdir.O yüzden insanlar benimle sohbet etmekten yada zaman geçirmekten çok keyif alırlar.'Bu kez bana birşeyler söyle ki bende bizim için çabalayayım,yolumu göreyim'dedim.Uzun bir aradadn sonra cevap geldi.
'Netleştiremiyorum seni de geçiştirmiyorum ama sen beni kaile alma en iyisi'
Peki dedim.Ben netleştirdim.Cevap bu.Evet üzgünüm.Evet yanımda olsun isterdim en azından dokunmak,hissetmek,ona bir bahar hediyesi olmak isterdim ama olmadı.Bu saate kadar yapabileceğim herşeyi yaptım.Ama bu saatten sonra tek bir eylem içine dahi girmeyeceğim.Arkadaşız.Normal insanlar gibi arkadaşız yine.Neyse ben zaten ölüyorum oh bea..

16 Mart 2009 Pazartesi

Bu Labirent Değil de Ne O Zaman?

Kafam çok karışık.Bilmiyorum nedenini.Yada ne yapmak istediğimi.İlginçtir ilk kez anlatıyorum bunu da.Nedenbahsetmediğimi de bilmiyorum.Artık bu saatten sonra anlatmamak da birşeyi değiştirmeyecek nasıl olsa.Ne olursa olsun.Ciddi anlamda yoruldum çünkü.Kaos bence ama O'na sorsan güler,tepki vermez,susar yada kendini geri çeker belki umursamaz yada önemesemez bile..Üzülmem de ama anlayamıyorum çözemiyorum,bir çıkış yolu bulamıyorum.Bir adam var...Yaklaşık bir kaç aydır görüşüyoruz.Son ilişkimden sonra hiç kimseyle ilgili de bu kadar ciddi yazmamıştım zaten biliyorsun.Hepsiyle zaman geçirdim hemen hemen.O yuzden "gına geldi"deme.Sözümü kesme anlatacağım..

O'nunda kafası karışık..Ne yapmak istediğini yada ne yapmaya çaliştığını kendisi de bilmiyor.Yada neyi istediğini.Çünkü üçüncü bir şahsımız daha var işin içinde.Ben de arkadaşıyım adamın.Yani bundan ötesi zaten yok.Değişik;aslında hem yalnız kalmak istemiyor hemde yalın olmak istiyor.Hem etrafında bir sürü insan olsun istiyor hemde kendini olabildiğince geri çekiyor.Aslında söyleyeceği çok şey varken sessiz kalmayı çoğu zaman tercih ediyor.Aramızda geçen her diyalogun ardında özel ve ikimiz için de bir çok şey bırakıyor.Normalde dışardan gören birisi için "bu adam sana değer veriyor"diyebilir ama o herzaman bir sınır koyuyor.Ondan bir beklentim yok kesinlikle.Zaten olamaz da.Biliyorum çünkü.Ve güvenemiyorum.Kişiliğine değil,bilmiyorum işte güvenemiyorum.Çünkü ne yaptığı yada ne istediği dedim ya gerçekten belli değil.Üzülmekten korkuyorum belki de tüm nedeni bu.Yeterince üzüldüm zaten huzura ihtiyacım var.
Benim ne hissettiğimin önemi aslında var da yokmuş gibi davranıyor.Aslında içimde ne hissettiğimi hissediyor ama birşeyleri kabullendiğimi de bilerek birşey yapmıyor.Aynı şekilde bende.Şimdi bile bunları yüzüne söylesem asla kabul etmeyecektir biliyorum bunu da.İtiraz edecek ve saçmaladığımı söyleyecektir.Kendimizi kandırıyoruz bile diyemiyoruz yada diyemiyorum çünkü neye oynadığımız gerçekten belli değil.O kadar muallak ki herşey.Net değil işte.Bulanık bile değil.Bazen ışıl ışıl ama bazen bir bakmışsın poff yok olmuş geçmiş gitmiş herşey.Sanki ne ben benim ne de o kendi oluyor.Herşeyi görmek istediği gibi görüyor.Olduğu gibi kabullenemiyor.Yada kabul etmek istemiyor.Bilmiyorum bu nasıl bir çıkmazdır.Ben kendimi zaten törpülemişim birşeyler olacak yada olmayacak diye asla hazırlamıyorum yada dedim ya kesinlikle bir beklentim yok hiçbirşeyden.Ama bu sonuçsuzluk duygusu ister istemez aklımı bulandırıyor.Hissedeceklerimin ne olduğunu bile bilmiyorum artık.Zaten birşey hissettiğimi de sanmıyorum.Çünkü;çünküsü yok işte onu bile bilmiyorum çünkü.

14 Mart 2009 Cumartesi

Geçmiş zamanların gerçek masalları..

Bir varmışım ve birden bir yok olurmuşum..
Ötekileştirdiklerine benzetirmişsin.
Zaman olur,kaçar,kendinle kalırmışsın..
Bir kış sabahı korkarmışım gidişinden..
Ziyan etmez koklarmışım her zerreni..
Bir bütün olurmuş,
Birlikte solurmuşuz,içimde kaybolurmuşsun;
bitermişiz,Sus'armışız..
Bir dahaki mevsime ertelenirmişiz;
Vedasız çekip gitmelerin ardı olurmuşum....
Sıfatsızca yaşamlar sürermişiz yine..
Kar yağarken yorarmışsın;nefessiz kalırmışım kopya gecelerin içinde dudaklarınla..Başka bir mevsim olurmuş zaman..Ve sabah uyandığımda,yerini yalnız ve beyaz çarşaflara bırakırmışsın..

12 Mart 2009 Perşembe

O kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim..

Ve gecikmiş bir mim.Melih güney bana sormuş;nelerden mutlu olursun?..
Şimdi napıyorum biliyor musun?Yanımda sarı,üstü kedicikli fincanım ve içinde sıcak bir çayla eski zamanlardan kalma petibörümü
(petit bourre) o kaynar çayın içine bandırıp yerken çok mutlu oluyorum mesela..
Evet mutlu oluyorum hemde nasıl!
Yada bugün dolmuşta giderken pür dikkat beni inceleyen o çocuk gözlere bakıp gülümsediğim zaman karşılığını da alabiliyorsam ben mutluyumdur Evet!
Sıcak bir Aşk'ın göğsünde uyuyakalmak mutlu ederdi şimdi.Uzun zaman oldu bu hissi duymayalı.Zaten aşık olasım da var.Ee zaten bahar da geldi.Kedim de iyi değil,bende.Yar bana bir çare,doktor gelsin banane.

Mutfakta zaman geçirmek ve uğraşını verdiğin tadın, karşındaki herkimse,o ilk çataldan sonraki ifadesi sayesinde mutlu olabiliyorum.Kusmasınlar da tabi önemli olan karnı aç olanları hastanelik yapmamak.Mutluyum evet!

Sahnedeyken kendimi dünyanın en mutlu kadını ilan edebiliyor(d)um.mutluydum evet!

Çilek! Böyle bir haz sanırım başka hiçbirşeyde yok yeryüzünde.Vardı pardon(!!!!)

Sabah uyandığımda yatağımın içinde veya üstümde uyuya kalan kedimi görmek de güzel birşey hani.Kedi ve ayrıca kedimsiler de buna dahildir.Özellikle erkek olanları."Bir kedi gördüm sanki" demek de güzel.Evet!

Müziğin verdiği haz,tek başına yapılan bir sabah kahvaltısı yada akşam yemeği,bilmediğim halde dans edebilmek,mısır patlatmak,kendi işimi yapmak,yazı yazmak,telefonda saatlerce gereksiz de olsa muhabbet etmek(hatta sabahlara kadar),ince kitapları okumak,kendime işkence ederek ismail yk klipleri izlemek....

Bu liste bitecek gibi değil..
Ama Mutluyum ben öyle!
O yuzden benim mutluluklarım çok anlıktır.Ben şimdi burada gülüyorsam beş dakika sonra ağladığım görülmüştür.İşte o yüzden..Bak şimdi mesela içeri gideceğim ve ağlayacağım....

09 Mart 2009 Pazartesi

Okkalı Şehadet Tokadı!

Evet yaptım ben bunu.Bir zamanlar bende çömdüm.Annemin arkasından ağlıyordum.Her duygularıyla oynanan genç kız gibi bende içtim o gazozu(şahadet şerbetini şimdi anlatacağım şeylerle alakalı olaraktan)ve ve vee.....

Yok yok sapa sağlamım.Şahadet tokadını okkalı yedim ama.O sırada ortalıklarda çoşkun yada nuri alço yoktu hayır.Kıçı kırık vampir ablayla yanındaki bir kaç bebesi vardı sadece.Neyse.Öğrenciyiz ve açız haliyle.Bir kaç iftar yemeğine kurban gittik tabi.Sevgilim olmasına rağmen aldılar beni cemaat evlerine.Mübarek insanım ya o ışığı gördüler büyük ihtimalle.Ben de istedim şimdi,öğrenci mantığı nerde beleş oraya yerleş..
Şaka bir yana evet öyle bir hata yaptım okuldayken.Ama dedim ya tamamen birinci sınıfta olmanın verdiği bir çömlük oldu.Görüşle falan alakası yok yani.Tamamen duygusal.
Tabi böcek rahat durmaz,bir süre sonra işler bozulmaya başladı.Ben bayan sivri tip başladım sorun yaratmaya.Ne onlar beni kabul edebildiler ne de ben onlara ayak uydurabildim.Her, Zaman gazetesinde pohpohlu ak parti yazılarına verecek bir cevabım vardı çünkü.Adaletsizdi herşey.Bunu herkes gibi bende biliyordum ama onlar tabularıyla yaşamaya devam ettiler hiç durmadan.
Ben bu kadarını beklemiyordum açıkcası ama.Resmen kendimi bir suç örgütünün içine buldum.Zorla götürülen istişarelerde telefonlar dinlenmesin diye kapatılıp istişare yapılan odanın dışında bırakılıyordu daha doğrusu bırakmama zorlanıyordu.
Akp yönetiminin ardından ard arda kazanılan her fetullah gülen davası için kutlamalar ve hiç abartmıyorum sohbetli şenlikler yapılıyordu.
İnanmadığım yada okuyupta anlam veremediğim said nursi risalelerini okumam için(bence) rüşvet onlarca teşvik edici yarışmalar düzenleniyordu.Ki bana o kadar iltimas gösterilmişti ki sırf iki satır okumam için.Yok böyle birşey!
Gelir gider yada para giriş çıkışları son derece muntazam şekilde bir muhasebeci tavrıyla ablalar yada benim bilmediğim diğer üstler tarafından belgesiz ve mali hiçbir işlem yapılmadan tıkır tıkır işliyordu.Hepsi bir üstüne hesap veriyor ve her kuruş zerresine kadar senden alınıyordu.
Tüm bunları geçtim.Allah korkusu olan bir insandan beklenmeyecek onca şey gördüm ki.Böyle riyakarlık böyle fitne olamazdı.Beni tanımayan diğer ŞAKİRT hatunlar bile beni konuşmaya başlamıştı artık.Ne diyorlarsa bilmiyorum.Kiminle karşılaşsam "o böcek sen miydin gel ezeyim seni"gibisinden bir tavır takınıyorlardı bariz.Ünüm vardı yani.
Ablalalar resmen eziliyorlar.Aklı olan onlara uymaz ben böyle şey görmedim.Resmen her insan kullanılıyordu orada bir şekilde..
Ha noldu?Öğrenmem gereken bana yetecek kadarını öğrendim.Ki bilmediğim çok şey olduğunu da gördüm,aynı zamanda aileme de kızdım.Ki eğitimci bir annem varken neden bunları da anlatmadı diye sitem ettim.En sonunda daha fazla uzamadan tam yerinde bıraktım..
En komiği de şimdi geldi aklıma..Gitarımı satmadan önce "ilahileri çalmayı öğrenirsen ablacım evde musikiye izin verebiliriz"demeleri olmuştu..
Bir de;bana zorla sohbet yaptıracaklar bir gün.Ben tabi işin gırgırındayım herzaman olduğu gibi,ciddiye almıyorum.Kızlar da allahtan benin gibilerdi de pek fazla sıkılmıyordum.Onların da gazıyla elime verilen kağıdı içimden okuyup sohbet kıvamında anlatacaktım."Konumuz efendim;gıybet"diye bir girişin ardından "hadi gıybet edelim" muhabbetine getirdim kızları,abla bizi tutamıyor tabi."burçinin bugünkü kıyafeti iğrençti,saçı bok gibiydi.Aaa duydunuz mu emreyle cemre çıkmaya başlamış"diye aldı muhabbet gitti.
Bir keresinde de bir ablayı öyle bir bozmuşum ki.Kızı odasında ağlarken bulduk.
Ve yine bir keresinde(:)duramıyorum napim eğleniyordum paso) secdede uyuyakalmışım haha. En komiği de buydu sanırım.Her zamanki zorla uyandırılan sabah namazlarından biriydi.Bende tesbihata kadar kestiririm,duaya kapandım bahanesiyle uyumuştum..
Türbana karşı değilim ama bu örgüte karşıyım!
Şeyh sait ayaklanmasıyla bağlantısı olan Said nursi gibi cumhuriyet döneminde isyan çıkaran ve yargılanan bir adamın kaynak gösterilerek yola çıkıldığı bağnaz bir düşünceyi anlatıyorum efendiler.Uyansın şu cemocu ablalar da peygamberleştirmesinler bu adamı artık güllerin efendisi dururken..Ve özellikle şunun okunmasını istiyorum.

08 Mart 2009 Pazar

ben aslında hayalperestim..Aklım kaç karış havada bilmiyorum ama nefes aldığım her saniye kafamın tepesinden baloncuklar atlıyor.Mazoşistim..Kendime acı vermeye bayılıyorum..Hastaysam turp gibiyim diyorum..Üzgünsem dünyada benden mutlusu yok maskemi takıyorum.Canım acıdığı zaman,sırf o acıya inat yapmak için gülüyorum..Severken acıtıyorum ve damarlarımı baştan kanatıyorum..İnatçının tanrısıyım.. ben aslında çok samimiyim..Kimseden hiç birşeyimi saklamam..Sakladığımda maskenin ardındaki beni görenler,benim bu ben olduğuma katiyen inanmaz..Onu anlatırken bile gülmeye çalişirim..Çünkü bilirim ki mutlaka ağlatacak beni tek kelimesi bile..Dilimi ısırırım ama ben yine de ağlamam..İçim, onca şey görmesine rağmen hep çocukluğumdaki gibi saklı,tertemizim..Kimsenin elleriyle kirletmesine izin vermedim..Varsa bile zamanla yıkadım hepsini.kalmadı kirden eser..

ben aslında çok konuşkanım..susuyorsam mutlaka bir sebebim vardır..Üzgünümdür,çekiniyorumdur yada aşığımdır..Nutkum tutuluyordur,kızarıyorumdur yada kendimi alamadığım aptalca bir tebessümün içinde buluyorumdur..
Ben aslında mübarek insanımdır..Annem ablamı doğurmadan önce rüyasına sakallı bir dede girmiştir ve adının böcek olmasını söylemiştir..Annem dedeyi sallamayıp ablamı farklı bir isimle dünyaya getirmiştir..Çok sonra,ben yoldayken de bu dedenin yoğun isteği üzerine annem,adımın böcek olmasına karar vermiştir..
ben aslında hiç öğrenmemişimdir..Yirmi iki yıl geçmesine ve onca yaşananlara rağmen görmemişim yaşamamışımdır..Büyümeyi reddetmişimdir..Hayır diyebildiğim tek şey zaten de budur..İnsanlara hayır diyememişimdir yalnız..Kimseyi kıramamışımdır..yada canı ölesiye yanacak kadar üzmemişimdir..Herkesten de bunu beklerim.Ve bu yüzden en çok üzülen de ben olmuşumdur..
ben aslında
olduğum gibi görünürüm.ama bir böcek vardır ki duygusal ve içine dönüktür;bir böcek de vardır ki cesur,ateşli,tedbirsizdir..Yani içimde benimdir,dışımda ben'imdir..

04 Mart 2009 Çarşamba

Bok Böceğine Benziyorsun Bence...

Müzisyen milletinden de bir kez daha ayrıca tiksinmiş oldum.Bok böcekleri işte bunlar.Hepsi için geçerli değil ama.Bu ne ukalalıktır,sen kimsin ki kıçımın kenarı.Hayır o gitarı eline alınca noluyor sanki bir çözemedim gitti.Küfrediyorum evet çünkü o kadar sinirliyim..
Neyse sadede geleyim,malın teki bir bebeyle tanıştım birkaç gün önce.Ne biliyor musun;kendini kanıtlama çabaları,ben böyleyim ben buyum kompleksleri gezer tozar yer içer sıçarım tavrı.Peki ben de altta kalır mıyım,hayır tabiki..Her lafında bozdum durdum bebeyi.Ertesi gün benimle konuşurken kasmaya başladı.Kelimeleri bile seçiyor.Bayılıyorum zekama.Erkekler hatunların zekalarından korkabiliyorlar işte böyle.Hatunun fendinin erkeği yendi durumuna bir kez daha şahit oluyoruz her berabercek..

Bu aralar bir sürü insanla tanıştım ve içlerinden biri ilginçtir;
-buldum,ıssız adamdaki alper'e benziyorsun sen böcek,
dedi güzel yüzlü Hakan..Bu ismi uzun bir süre sonra yine duyarsan şaşırma.Ben birşey demiyorum.Hayır bir de ne var biliyor musun?Özellikle burada birşeyleri anlatınca sanki büyüsü bozuluyor da 2gün sonra o işin başına bir haller geliyor.Ne iştir anlamadım.Çok denedim çok da rastladım buna.İlginçtir.Şimdilik anlatmıyorum.Sevgilim falan olacak diye birşey de demiyorum.Ve çenemi kapıyorum...Vay anasını!
Hepsi bir yana işten çıkarılma ihtimalim olduğunu düşünüyorum.Malum sebebimiz kriz.Kaç gün oldu ve kaç arkadaşım gitti.Benim henüz 1haftam dün doldu.Ve ben tüm ümitlerimi de bu işe bağladım.Bu ihtimali de düşünmeden öyle bir kaptırdım ki kendimi.Onu da geçtim bir sürü borca girdim,onun altından da kalkamam.Paranın dibine vurdum nerdeyse.Su gibi harcıyorum hiç düşünmeden.Bir biterse geldiğim deliğe tekrar geri dönerim.Bekle ki geçsin o bilmem kaç ay..
Duvar Böceği:
Nedir mi bu duvar böceği?Aklıma gelip de telefonumun taslaklarına yazdığım kısadan hisleri eklesem diyorum artık..Yeni keşfettim,oku yorum yap beğendin mi beğenmedin mi söyle tamam mı.?Aslında ben kararsız kaldım.Yazıların içinde mi olsun yoksa sağ tarafa mı eklesem diye.
&Geçen gün tv de bir çocuk programı vardı"Öcük'le Böcük"..
&Saçlarım,boynum ve gerdanım bu camdan hiç bu kadar seksi durmamışlardı..
&Yok aslında bunun adı yalnızlık değil.Çünkü içimde hiç susmadan konuşan biri var.Bir de norah var.Kahvaltıya çok yakıştırdım kendisini..Ha bu arada yalnız olmadığıma dair bir delil daha keşfettim..Demlikte kaynayan su ve sesi..
&Ben saksafon yada çello çalan bir erkeği daha çekici buluyorum.
&Ve bence sen yeni pişmiş krepsin bende üstüne sürülen tereyağıyım.Aslında varsın ama eriyince kaybolup gidiyorsun,görünmüyorsun odada bir yerlerde.Ama tadından da yenmiyor şekerim..Kendine mukat olmayı unutma!

26 Şubat 2009 Perşembe

Benim Adım Kızıl Civciv

Bu işyerleri hep mi böyle olur yoksa benim gittiğim heryerde illa bir kaos çıkması mı lazım..Millet güllük gülistanlıkken bir anda ben işe girdikten sonra birbirlerini yemeye başladı herkes..İlginç anektotdur..

Bugün 3.günü bitirdik.3gündür benim adıma herşey yolunda.Belgeselci abi var bir tane askeriyeden emekli,sabahtan akşama kadar onunla konuşuyorum.Kızlarla da işe başlar başlamaz kaynaştım ne onlar beni yadırgadılar ne de ben onları.Bir dedikodu almış başını gidiyor ama öyle böyle değil.İsmim kızıl civciv.Eylül'le sözde, studyoda hergün"sarışın tadı kızılın adı"diye bir program çekiyoruz.Ama sözde.Çok eğlenceli bir hatun tam benlik anlayacağın.Herkes birbirinin arkasından konuşuyor,patronlara kadar gidip"ühüüü böcek bugün benim saçımı çekti patronumaauum" diyecek kadar embesil hatunlar var mesela.Kendini birşey sanıp ortalıklarda bakın ben ne oldum diyenler de tabi.Hepsiyle benim tabirimle hahahahihihi senin bildiğinle seviyesiz bir tavıra girmediğimden onlar da bana aynı şekilde böcek hanım'dan öteye gidemiyorlar.Ama reklam da çalişan kızlar bu kendini birşey sana gudubetten şikayetci.Hatunun her hareketi olay yaratıyor zaten.Her lafında kavga çıkarmaya hazır bekler gibi çirkef edepsiz birşey.Bana bulaşsın diye bekliyorum..Saçını elini veririm diye hani..Tam böyle dayaklık ama..
Bahsettiğim Eylül'e,dünyanın en şımarık kızı diyebilirim zaten bana da benziyor ikiz kardeş gibiyiz tabi ben daha güzelim o ayrı mesele hıh.Bir de elif ve name var.Yok elifname değil.Akşamları iş çıkışı Desibel'e gidiyoruz.Hani benim kıytırık rockbar diye bahsettiğim yer.Orada da biriyle tanışmak üzere olduğumun sinyallerini hemen vereyim.Mavi kazağıma bile şarkı söyledi bu müzisyen şahsiyet..gerçi bir yol olmaz yine yar bana bir eğlence..Benim aşkıma daha çok zaman var..
Patronlarım çok ciddi adamlar..Bir de öyle birşey ki kendi istediği vasıfsız 2günlük adamlarla daha çok muhatap oluyorlar.Ya çok saçma değil mi ama ben mi iş ortamını mı bilmiyorum yoksa her yerde bu böyle mi?..Sen işini yapıyorsun gayet başarılısın da ama fingirdek olmak mı lazım illa.?Bunun raconu mu bu mudur nedir anlayamadım ki..Ağız göz eğerek konuşmalar falan böyle kırıtmalar tiki havalar,adama yavşamalar..Hayır bir de öyle birşey var ki hatun(gudubet hatun) 1aydır çalişmaya başlamış reklam departmanında 30gün sonra öyle birşey olmuş ki gösterdiği bir başarı da yok hani anında reklam koordinatörü yapmışlar..Allahtan benimle alakası yok bir tarafı kalkmış zaten sinir oluyorum..Bir de yaşı da küçük ya benden..Bana bir pozlar çekiyor ama hadi hayırlısı..

22 Şubat 2009 Pazar

BİRAZCIK GÜLÜMSEYEBİLİR MİYİM?

Sabah yerleri viladalarken şair abla birşey söyledi"zoru kendi ayağına çağırıyorsun sen kızım"Ben ona hep kızıyorum ama aslında sandığım kadar da kötü biri değil hayat kişisi..O'nu kızdıran benim..Ee sinirli bir yapısı var tamam işte demek ki böyle birbirimizin suyuna gitmek lazım.O inat ben ondan da inat..Neyse ateşkes sağlandı sonunda.Benden yana da olabiliyormuş yani bunu anladım..
Akşam çok moralim bozuktu ciddi anlamda artık isyan noktasına geldim.Mevzu bahis herzaman olduğu gibi değişmez gerçek peder..Sataşıyor adam bana ya yer bulduğu anda.Resmen varlığımdan rahatsız oluyor gibi birşey.Aldım yastğımı yatağımı içeri geçtim ağlaya ağlaya..
Neyse geçen seferkiler gibi uzatmayacağım bunu çünkü anlattıkça sanki birşeylere birşeyler oluyor.Zaten benim bu iş durumu baydı artık fena halde.Bugün bu dandik yerde bir ulusal kanal açıldığını öğrendim.Netten araştırdım adamlar da hali hazırda BENİ arıyorlarmış bir sürücü belgem eksik işte o kadar.Gittim görüştüm bir de üstüne üstlük.15günlük deneme süreci,sonra 3ay amelelik devresi,seçimler şunlar bunlar,reklam falan da filan ve de feşmekan derken yarın gidiyorum.Sadece şans dile.Ve istanbul.Bir an önce beni koynuna al..

18 Şubat 2009 Çarşamba

SABAH KAHVESİ

Günaydın eğer şimdi okuyorsan,tünaydın güneş tepeden yakıyorsa ve iyi bir akşam geçir,yanında günün yorgunluğuyla kahveni yudumluyorsan..Biraz konuşayım dedim bu sabah kendimle..Benim bana hayrım yok,belki böcek dilimden anlar..

Ben uyandım..Aslında uyumadım bütün gece..Zorum yok aslında kendime..Düşünüyorum fikirsizlikten midir nedir*..Uyandım ama en sonunda..Demli çay kokusunu alabiliyorsam ve aklıma mısralar patır patır düşüyorsa bugün; Tamamdır olmuşum ben..Bir dilim peynir ekmekse tüm bu güzelliklerin sonu iki şekerli çayla ve ben hala mutluysam bir gün daha benimdir işte..
Patikle sabahladım ayrıca..Ya bu kediler ne şirin hayvanlar..Yalnızlığın ne demek olduğunu biliyorlar kesin..O da koca istiyor bakalım kısmetleri kapalı şimdilik nolur bilemem..Anasına çekmiş işte..
18saatlik uykusuzluk az mı ben mi abartıyorum..Ya ne bileyim işte..Yok yok vampir oldum galiba..Draculanın gelini olmaya da takmıştım bir ara,ne fantastik insanım ben ühh..Bu durumlarda bir de aklıma hep feriştah yenge gelir,Allah korusun yaa..
Ablam geldiğinden beri de evde selena sihir yapmış sanki..Herkes bir sevgi kelebeği olmuş ki sorma gitsin..Benim odadaki kelebek kanatlarını takayım bende dedim ama çok pembe onlar da..Annem söylene söylene her sabah uyandırır beni ,bir kere dikkat etmez şurada sabi yatıyor demez de..Bir çıt çıkardık mı patikle hemen susturucu yiyoruz..Yok kıskanmıyorum kardeşim ama nerde eşit hakların dayanılmaz cazibesi(sakın aldanma yılmaz erdoğan şiirinden çalıntı bu söz)..Gitmesinler tamam da anne yeter ama yani enişteye de bu kadar ilgi gösterilmez ki canım..
Bir de ben niye yaptığımı bilmeden Survivor'a başvurdum..Evet,insan saçmalayınca işte tam üstüne basıyor bunun..Bakalım Acun ıssız bir adaya düştüğünüzde yanınıza almak isteyeceğiniz üç şey fikrimi beğenecek mi?..Gerçi baya bir parçaladım yine..Orijinal birşeyler çıktı ortaya bakalım..Böcek yaz 3044'e mesaj at:) Ben o ışığı gördüm doktor bey..Yok yok pamuk değildi eminim..Alacak bir kaç milyon daha nefesim varmış ayrıca,yok canım rüyamdaki sakallı kedi söyledi..Bir oh çektim oh be dünya varmış***

15 Şubat 2009 Pazar

Uykuya dalarken
Bir düş
ve gerçek arasında
saklambaç oynadık seninle..
Gördüklerimiz,
görmediklerimizden
utanırdı,
birbirlerini görselerdi eğer..
Hoşçakal sende..
Ben saatimi kurmuştum
zaten senin de gidişlerine..
Koca bir zan
Ve koca bir yalan..

14 Şubat 2009 Cumartesi

Sevgililer Günü Özel Serisi 2.Bölüm-Bana Acayip Gelen Mıcırıklar

Biz milletcek bu sevgililer günü olayını her sene daha da bir abartıyor muyuz artık nedir?
Özel beklediğim bir kaç kişi dışında ramazan,kurban falan filan bayramı gibi bir dünya sevgililer günü mesajı geldi ve olay kendini öyle bir aşmış durumda ki herkes herkesin sevgililer gününü kutluyor..Yani çiftler değil sadece arkadaş arkadaşınkini,kardeş ablasınınkini gibi bir vaziyet almış..Olabilir deme bu sevgi günü falan da deme, bana acayip geliyor..Hayır,normal bir zamanda beni ne kadar sevdiğini yada önemsediğini hatta değer verdiğini söyle.Niye özellkle bugün,diğer günler torbaya mı girdi?.........

Onun yerine bir kutu çikolata daha makbul benim için..Hormonlarım daha çok çikolata istiyorlar,dido krizim geliyor,dodiliyorum evde bağır çağır..
Neyse sabahtan beri ablamlar mıcı mıcı aşkom bütanem bübeemm modlarındalar zaten sinir oldum..Yeni evli oldukları o kadar belli ki.Her hafta film izlemeceler,ikisinin de ağzından bal damlamalar,çocuk gibi ağız göz eğe eğe konuşmacalar falan..Daha kavga etmeye başlamamışlar heralde..Yada çok aşıklar da pembe gözlüklerinin camlarını parçalamamışlar..Banyo yaptıktan sonra yerleri sular altında bırakan,kanalizasyon kokan çoraplarını odanın ortasına çıkarıp kirliler arasına atmayan,diş macununu ortasından sıkan,yemek yerken insanlıktan çıkan ve romantizmin R'sinden,insanlığın da İ'sinden haberi olmayan,yemekten sonra çok rahat gaz çıkaran bir yaratığa dönüşmedi demek ki henüz eniştem..(beyler kusura bakmayın ama evlenince böyle oluyorsunuz çoğunuz)..
Bilmiyorum ben bu zamanlarımda bu kadar melek olamam gibime geliyor.."Hayatımmmm yanıma gel özlüyorum seniii"diye tee kaç oda öteden çağırıyor hatun ya..Eniştem de koşa koşa geliyor böyle ceylan gibi.O değil de, ben annemden de çekinirim..Yok kız gayet rahat,halinden memnun.Bugün de iki sevgili gibi gezmeye çıktılar..Neyse mutlu olsunlar da..
Bloglarda okuduğum çoğu blogger, sevgililer gününe karşı bloggerların özellikle tavır aldıklarını söylemişler(altında yapmacıklık olduğunu düşünerek)Hayatımda böyle saçma sapan şeyler yüzünden ben kasmadım hiç..Cidden sevmiyorum ya napabilirim..Benim eski sevgililerim bile "sen nasıl kızsın"derlerdi bana.Oturup her ay dönümünü kutlayan aptal saptal insanlar bile var..neyse ben bugün aşkkolik,alkolik ve benkolik olmayı düşünüyorum zaten...